Tavla Oynarken Dikkat Edilecek Hususlar

geleneksel kahvehane kültürümüzün baş aktörü olan tavla oyununu icra ederken, dikkat edilmesi gereken bazı püf noktaları.

1) ''ben adil bi insanım kardeşim'' gibi guard konumuna geçmenize gerek yok. beceriniz varsa siz de zar tutun, olayın içine fincan karıştırmayın. karşınızda 6-6 tutup da atabilen bir rakip varsa tebrik edin. bu cidden çok büyük bir başarıdır

2) gelen zarları mümkün mertebe farsça söyleyin. bunlar; yek, dü, se, car, şeş ve beş'tir. çift geldiğinde ise ''dubara, hep yek'' gibi bileşimlerden faydalanın.

3) oyuna kimin başlayacağına karar vermek için tekli zar atımı esnasında, rakibiniz 6 atmışsa siz zar atmayın. oyuna o başlasın. zira 6'nın üzerine zar atılmaz.

4) son olarak unutmayın ki, tavla tabure üzerinde oynanan bir oyundur.

Risk Alın

Oynadığınız kişiyle, münasebetinize göre alaycı ve psikolojik olarak yenilgiye hazırlayan konuşmalar ya da işin iş sen bittin bey amca bakışları karşıdakinin önce psikolojisini sonrasında da hamle kıvraklığını bozacaktır.. Oyundaki şansınızı artırdığı gibi keyfe de keyif katar..bir de tavla satranç değildir öyle uzun uzun düşünmekle oyun kazanılmaz.

Önemli Kapılar

Tavlada dip kapılara önem verin. yani oyun başında se yek* atılarak alınan kapı ve şeş-i yek* ya da düşeş atılarak alınabilen kapılar oyununuzda öncelik arz etsin. bu kapıları almanız demek rakibin kaçış ayaklarını kesmeniz anlamına gelecektir.

bununla birlikte sadece kaçmak için ya da sadece kapılanmak için oynamayın. ikisini de zarların elverdiği kadar orantılı oynamaya çalışın. bu durumda oyunun ilerleyen anlarında hamle çeşitliliğiniz olur, sıkışıp mecburi kötü hamleler yapmaktan yırtabilirsiniz.

bunun yanında, risk almaktan korkmayın. ama risk alırken de angutça almayın o riski. mesela bir taşı yatmanız gerekiyorsa bunu tek zar menziline girmeden yapmaya çalışın*yani rakip sizin taşınızı kıracaksa yalnız 5 ya da yalnız 6 atarak değil, 6-1 5-4 gibi zar kombinasyonlarıyla kırsın. yani kısacası, ihtimalleri azaltın.

yeni başlayanlar için ise şöyle söyleyeyim, tavla bilmeyen birisine birebir şekilde tavla öğretmek imkansıza yakın birşeydir, karşınızdaki kişiyi "nolur öğret bana da" diyerekten bunaltmayın. en iyi tavla öğrenme yolu usta oyuncuları izleyerek öğrenmektir*. temeli kaptıktan sonra karşınıza iyi rakipler alarak pratik yapmak iyi olacaktır.

ve gerçekten saymadan oynayın, sinir bozucu oluyor... karşınızdakini de düşünün biraz!

Doğal Tavla Muhabetti

tavla zarla ve pulla oynanan alelade bi oyun degildir, bi raconu vardir, oyle kibarca teker teker pullari bi yerden alip elinizle sayip bu uuuuuuccc sonracimaaaa bu daaa bees diye sersem sersem oynamayin. tavla bir sovdur, tribunlere oynayin, guzel gorunun, sert olun, hizli olun, pullardan ses ciksin, zarlari adam gibi atin, tavlanin duvarlarina carpsin takir takir (zar tutmak gibi bi piclige gerek yok ama yapabiliyorsaniz bu da saygiya degerdir) catt caaat kirin rakibin pullarini, kiriksiz oynanan oyun golsuz mac gibidir, "futbol adina kotu bi geceydi" derler ya aynen onun gibi. kimse izlemiyor olsa bile birilerinin izliyor oldugunu dusunun ve heyecan yaratin. butun kapilari alip "okullar tatiiiiill" diye bagirin gicik gicik falan. entel gibi tavla oynanmaz, esarbinizi geriye atip hmm falan diye pullara yarim saat bakarak "hamleni hesapliyorum" pozlarina girmeyin zaten bi sk hesaplayamazsiniz, oyunu sogutmayin, tansiyonu dusurmeyin. eger boyle oynayamiyorsaniz demek ki tavla insani degilsiniz, birakin cin damasi oynayin, satranc oynayin, onlar da sahane oyunlar. tavla salt bir strateji oyunu degil bir asik atismasidir, mahallede laf dalasi yapiyor oldugunuzu dusunun oynarken, kaybetseniz de iyi oyuncu olun, millet sizle oynamak istesin. eglenin, eglendirin.

Kiminle Tavla Oynanır

Sevgilinizle tavla oynamayın!

Yenersiniz: küser, ağlar, trip yapar...
Yenilirseniz: dalga geçer. Buda ikiniz için iyi olmaz:)

Kritik Hamleler

Zar tutma diyenlere, hiçbir zaman ama hiçbir zaman tutmadan nası atıcam ki zarı ehe ehe diye espri yapmayın. yaparsanız o zar sizi sevmez. hatta kimse sevmez. tavlada çok önemli iki kapı vardır.
bunlardan biri, zeki müren kapısı olarak da tabir edilen 6 kapısıdır. diğeri ise; 3-1 zar kombinasyonuyla alınan kapıdır. kendi pul toplama alanınızda 5'e denk gelen yerdir yani.
bu iki kapıyı oyunun hemen başında kapatırsanız, rakibinizin sizin pul toplama alanınızdan kaçma olasılığı neredeyse sıfıra düşer.
kaçmak için şekilden şekile giren rakibinizi izleyip, karşısında zevk sigarası bile yakabilirsiniz.
zaten sizin alanınızdan uzun süre çıkamazsa, kendi alanından ya da orta alandan açıklar vermeye başlıyacaktır. bu açıkların üzerinde keklik avlar misali binebilirsiniz.
ancak bu iki yönlü bir taktiktir. çok işe yarayacağı gibi, dikkat etmezseniz elinizde de patlayabilir.
rakibin verdiği tüm açıkları hırs yapıp bilinçsizce kırmak; sizin pul toplama alanınızda rakibinizin ufak bir ordu oluşturmasına neden olacaktır. malum olduğu üzere, bu ordu da oyunun sonlarına doğru çok başınızı ağrıtacaktır. özellikle de rakibiniz, sizin toplama alanınızın 1 ve 2 nolu hanelerine 2'li bir kapı kurmuşsa hafiften boku yediniz demektir.

eğer rakibiniz oyun başlar başlamaz bu 6 ve 3-1 kapısını kapatırsa, bilerek ve isteyerek açık verin. eğer karşınızdaki hırstan gözü dönmüş durumdaysa, bu taktiğin olumsuz olan ikinci yönü devreye girecektir sizin için. tabi bu sefer sizin amacınıza hizmet edecek şekilde işleyecektir. rakibinizin toplama alanında oluşturduğunuz kamikaze ekibiyle onu arka kapısından vurun.

ne kadar iyi oynarsanız oynayın, ne kadar iyi strateji geliştirirseniz geliştirin; unutmayın ki tavla her daim şans oyunudur.
zafer veya yenilginizin kaderi o altı yüzlü minicik küplerin içinde saklıdır.
işte bu yüzden de tavla, satranca karşı her daim bir adım öndedir. hayatta başarılı olmak için sadece bilge olmanın yetmeyeceğini, insana şansının da yardım etmesinin gerektiğini çok güzel bir şekilde anlatır bize.

tavlada çok önemli iki kapı vardır.
bunlardan biri, zeki müren kapısı olarak da tabir edilen 6 kapısıdır. diğeri ise; 3-1 zar kombinasyonuyla alınan kapıdır. kendi pul toplama alanınızda 5'e denk gelen yerdir yani.
bu iki kapıyı oyunun hemen başında kapatırsanız, rakibinizin sizin pul toplama alanınızdan kaçma olasılığı neredeyse sıfıra düşer.
kaçmak için şekilden şekile giren rakibinizi izleyip, karşısında zevk sigarası bile yakabilirsiniz.
zaten sizin alanınızdan uzun süre çıkamazsa, kendi alanından ya da orta alandan açıklar vermeye başlıyacaktır. bu açıkların üzerinde keklik avlar misali binebilirsiniz.
ancak bu iki yönlü bir taktiktir. çok işe yarayacağı gibi, dikkat etmezseniz elinizde de patlayabilir.
rakibin verdiği tüm açıkları hırs yapıp bilinçsizce kırmak; sizin pul toplama alanınızda rakibinizin ufak bir ordu oluşturmasına neden olacaktır. malum olduğu üzere, bu ordu da oyunun sonlarına doğru çok başınızı ağrıtacaktır. özellikle de rakibiniz, sizin toplama alanınızın 1 ve 2 nolu hanelerine 2'li bir kapı kurmuşsa hafiften boku yediniz demektir.

eğer rakibiniz oyun başlar başlamaz bu 6 ve 3-1 kapısını kapatırsa, bilerek ve isteyerek açık verin. eğer karşınızdaki hırstan gözü dönmüş durumdaysa, bu taktiğin olumsuz olan ikinci yönü devreye girecektir sizin için. tabi bu sefer sizin amacınıza hizmet edecek şekilde işleyecektir. rakibinizin toplama alanında oluşturduğunuz kamikaze ekibiyle onu arka kapısından vurun.

ne kadar iyi oynarsanız oynayın, ne kadar iyi strateji geliştirirseniz geliştirin; unutmayın ki tavla her daim şans oyunudur.
zafer veya yenilginizin kaderi o altı yüzlü minicik küplerin içinde saklıdır.
işte bu yüzden de tavla, satranca karşı her daim bir adım öndedir. hayatta başarılı olmak için sadece bilge olmanın yetmeyeceğini, insana şansının da yardım etmesinin gerektiğini çok güzel bir şekilde anlatır bize.

olur da siz pul toplama işlemine başladığınızda rakibiniz sizin bölgenizden anca çıktıysa kesinlikle Gel Burda Tavla Oyna diyin, hatta üstüne bi siktir çekin (tabi samimi arkadaş iseniz) , sinirlenip hırs yapıp eli ayağına dolaşmayacak rakip tanımıyorum. mars bile mümkün!